Gıdalarınızı Güvende Tutmak İçin Yapmanız Gereken 9 Altın Kural

Gıdalarınızı Güvende Tutmak İçin Yapmanız Gereken 9 Altın Kural

Belki çok az da olsa gıda güvenliğini aşırıya kaçırmış olabilirsiniz.Şunu kabul edelim ki tüm hayatınız boyunca ezberlemiş olduğunuz beslenme ipuçları, sağlık tüyoları ve diğer çeşitli yemek teknikleri hayatınızın büyük bir bölümünü istila etmiş durumdadır. Değil mi?Ve bu durum biraz kötüdür çünkü büyük ihtimalle gıdaları hem güvenli hem de doğru bir şekilde nasıl hazırlayacağınız ile ilgili muhtemelen çok fazla şey okuyorsunuzdur (bunları da biliyorsunuz bu yüzden gıdalardan sizi öldürecek herhangi bir hastalık kapmadınız).Aslında içinde bulunduğumuz aylarda soğuk algınlığı, grip ve yüksek ateş çok sık görüldüğünden de niçin sonsuza dek gıda zehirlenmesi ihtimalini ortadan kaldırmayalım ki? Şimdi hafızanızı biraz zorlayın ve aşağıdaki gıda ile ilgili efsanelerden hangilerinin tanıdık geldiğine hep beraber bir bakalım.

Efsane #1: Genel anlamda buzdolabı/dondurucu, mikrodalga ve/veya yemek pişirmek herhangi bir bakteriyi öldürür.

Genel anlamda buzdolabı/dondurucu, mikrodalga ve/veya yemek pişirmek herhangi bir bakteriyi öldürür

 

Yani temelde donmanın hiçbir faydası yoktur, öyle mi?

Moralinizi bozmak istemem ama ne çok sıcak ne de çok soğuk gıdalarınızı bakteriden arındırabilmektedir. Bakteriler buzdolabının 0 derecesinde bile hayatta kalmayı başarabilir bu yüzden onların buzdolabında kapalı olarak durmalarının onları öldürmeyeceğini bilmelisiniz. Öte yandan çok fazla ısı üretebilen mikrodalgalar bakterileri öldürebilse bile gıdanın hala dengesiz bir biçimde pişme ihtimali vardır ki bu da bakterilerin gıdaların üzerinde kalacağı anlamına gelmektedir.Ve yine sizi korkutmak istemem ama stafilokok gibi bazı bakteriler yüksek ısıda pişirilseler bile öldürülemeyen spor ve toksinler üretirler. Bozulabilen gıdaların 0 derece veya daha az bir sıcaklıkta en az iki saat boyunca buzdolabından kaldığından ve yine bu gıdaların pişirilirken veya yeniden ısıtılırken ki iç sıcaklıklarının en az 70 dereceye ulaştıklarından emin olun.

Efsane #2: Karton Tarihi Geçmiş Sütleri İçemezsiniz.

Efsane #2: Karton Tarihi Geçmiş Sütleri İçemezsiniz.

Neşelen küçük adam, sen hala harikasın!

Bu beyaz iksiri hemen çöpe atmayı düşünmeyin çünkü kullanım tarihinden ziyade sütün satış veya kullanım tarihine bakıyor olabilirsiniz.Süt satış tarihi geçse bile eğer doğru bir şekilde buzdolabında muhafaza edildiyse bu tarihten beş ila yedi gün sonrasında bile tüketilebilinir. Hatta bu sütü dondurabilirsiniz ve birçok durumda 30 güne kadar muhafaza edebilirsiniz.

Efsane #3: Akçaağaç şurubunu (yağları, unları, vb.) buzdolabında saklamanıza gerek yoktur.

Akçaağaç şurubunu (yağları, unları, vb.) buzdolabında saklamanıza gerek yoktur.

Bu harika maddeyi güneşin altından alın ve buzdolabına yerleştirin!

Kilerde tutmanız gereken bazı şeyler vardır ve buzdolabı denen büyük soğuk kocaman bir kutu içerisinde tutmanız gereken bazı diğer şeyler de vardır.Akçaağaç şurubu bunlardan biridir; doğrudan bir buzdolabı içerisinde saklamak onun mayalanma, bakteri üretme ve bozulma şansını azaltacaktır.Buzdolabının içerisinde saklamanız gereken diğer şeyler ise şunlardır (ama bunlarla da sınırlı değildir); ketçap, tam buğday unu, fındık, çikolata sosu ve yağlar.

Efsane #4: Eğer ekmeğinizde küf var ise onu kazıdıktan sonra yiyebilirsiniz.

Eğer ekmeğinizde küf var ise onu kazıdıktan sonra yiyebilirsiniz

Gerçek: Madde yumuşak olduğunda küf kazınıp, atılamaz.

Biliyorum bu zor ama artık küflenmiş ekmek ile olan ilişkinize bir ara vermeniz gerekiyor. Tüm ekmeği atmak zorundasınız çünkü geldiği yerde sizin göremediğiniz daha birçok küf vardır.Mantarlar, bakteriler ve toksinler hala barınıyor olabilir bu yüzden çok küçük bir alanda kontaminasyon görünse bile göründüğünden çok daha kötü etkiler yaratabilir.Küçük bir not olarak sert ve yarı yumuşak peynirlerdeki küfler alındıktan sonra geri kalan parça yenilebilinir. Aynısı yumuşak, parçalanmış veya ufalanmış peynirler için geçerli değildir.

Efsane #5: Kesme tahtanız hızlı bir yıkama sonrasında kullanıma hazırdır.

Kesme tahtanız hızlı bir yıkama sonrasında kullanıma hazırdır.

Şu kesme tahtasına bir bakın tüm bakterileri iliklerine kadar kabul etmiş durumda. Ne kadar da pislik!

Tahta, cam veya plastik olsun, her çeşit kesme tahtası potansiyel olarak tonlarca zararlı bakteri içermektedir ve içeriyordur bu yüzden her yıkamadan sonra mutlaka yıkayın ve mikroplardan arındırın (evet, her ikisini de yapın).Neyse ki, birçoğu bulaşık makinesinde yıkanabilinir (evet, daha az fırçalayabilirsiniz!). Ancak eğer kesme tahtanız çok eski gibi görünmeye başladıysa veya yerel pizzacınızın tabloları gibi olduysa onu çöpe atmak en iyisi olacaktır.

Efsane #6: Sabun veya deterjan ile yıkamak gerçekten de onları güvenli yapacaktır.

Sabun veya deterjan ile yıkamak gerçekten de onları güvenli yapacaktır.

Ağzınızı sabun ile yıkamak bir cezadır, aynısı yiyecekleriniz için de geçerlidir.

Güzel mantık ama ne yazık ki bu yanlıştır. Sabunlar ve deterjanlar insan tüketimi için uygun değildir bu yüzden lütfen bunları ağzınıza götürmeyi planladığınız şeyler üzerinde kullanmayın.Ürünlerin üzerindeki etiketleri “kullanıma hazır”, “yıkanmış” veya “bolca yıkanmış” gibi ibareleri görmek için kontrol ettiğinizden emin olun. Eğer bu sihirli sözcükleri etiketin hiçbir yerinde görmezseniz, ellerinizi yıkayın ve ellerinizi akan bir musluk altında iyice durulayın. Karpuz ve kabak gibi sert gıdaları temiz, dezenfekte edilmiş bir fırça ile ovalayabilirsiniz ve ardından kurutmalısınız!

Efsane #7: Son yediğim yemek bende gıda zehirlenmesine neden oldu.

Son yediğim yemek bende gıda zehirlenmesine neden oldu.

Sadece bir şeye bakarak gıda zehirlenmesi yaşayabilir misiniz?

Bazı toksinler ve virüsler hariç birçok zararlı mikroorganizmanın sizi hasta etmesi için birkaç saatten daha fazlasına ihtiyacı olduğu belirlenmiştir. Bazıları hatta haftalar bile alabilmektedir. Bu yüzden son olarak yediğiniz tako veya suşiyi suçlamak isteseniz bile size ihanet eden şeyi anlamak için geçmişinizde yediğiniz şeylerin tamamını araştırmanız gerekmektedir.

Efsane #8: 5 saniye kuralı ile yaşayabilirim.

 5 saniye kuralı ile yaşayabilirim.

Bu duvar sanatı sizin beş saniye kuralınızı çok farklı bir seviyeye ulaştırmaktadır.

Ah evet, her şeyi kapsayan şu beş saniye kuralı. Eminim ki bu kural birçok kez yere düşen bir yemeğinizi güvenli olduğunu düşünerek tüketmenize neden olmuştur.Aslında yere düşen arkadaşınızın ne kadar süredir yerde olduğu ile ilgili hiçbir şey fark etmiyor. Bakteriler ve diğer mikroplar çoktan o güzelim tatlınızın üzerinde kamp kurmaya ve mikroskobik yeni yaratıklar üretmeye başladılar bile.Gurunuzu yutun (tatlınızı değil) ve gidip, yeni bir tane satın alın.

Efsane #9: Satın aldığım gıda ürünleri güvenlidir.

Satın aldığım gıda ürünleri güvenlidir.

Sizleri plastik bir kaplama ile kandırmalarına izin vermeyin!

İster FDA, ister Tarım Bakanlığı, ister ise de Gıda Güvenliği Modernizasyon Yasası olsun hala gıda işleme tesislerinde denetimler sürmektedir ve kritik uygunsuz uygulamalar tespit edilmektedir. Gıda kaynaklı hastalıkları önlemek için bu gibi senaryolara da maruz kalmamak için yemeklerinizi düzgün bir şekilde hazırladığınızdan emin olunuz.

 

Facebook Yorum

X